Tüp Bebek Tedavisinde Ek Uygulamalar

Hasta Çifte Ait Tedaviler

İşlem için kullanılan yumurta ve sperm hücresinin kalitesinin arttırılması için kilo verme, sigaranın bırakılması, genel sağlık problemlerinin giderilmesi önemlidir. yumurta kalitesini ve sayısını arttırmak için az yumurta veren hastalarda erkeklik hormonu düzeyi düşük ise birkaç ay androjen (DHEA, testosteron jel) verilmesinin yararlı olabileceği bildirilmektedir. Kan şekeri dengesiz hastalarda kullanılan insülin duyarlaştırıcı ilaçlar (myoinositol, metformin) bazı hastalarda yumurta verimi ve rahim içi zar yapısı üzerinde olumlu etki gösterebilmektedir. Erkek faktörlü çiftlerde uygun hastalara yapılan hormonla tedaviler, sigara bırakılması, antioksidan tedavi sperm kalitesini arttırabilir.

Tedavi Öncesi Yapılan Uygulamalar

Daha önceki takiplerinde normal bulunan hastaların bir kısmında rahim boşluğu sorunlarına rastlanabilmektedir. Bu nedenle uygun hastalarda rahim boşluğu endoskopik olarak (histeroskopi) incelenebilmekte ve gerekli görülen müdahaleler bu sırada yapılabilmektedir.

Ultrasonografik muayenelerinde şüpheli tüp problemi olan hastalarda tedavi öncesi rahim filmi gerekebilir. Tıkanmış ve şişmiş tüp olan olgularda bu tüpün rahimle olan bağlantısının laparoskopik olarak kesilmesi veya histeroskopi ile tıkanması, tedavi sonucunu olumsuz etkileyebilecek sıvı birikimini önlemek amacıyla uygulanabilmektedir.

Çoklu deneme başarısızlığı olan çiftlerin bir kısmında genetik problemler saptanabilmektedir. Genetik inceleme sonrası uygun hastalara PGT (transfer öncesi genetik tanı) yapılabilir.

Nadiren bazı kadınlarda embriyo tutunmasını engelleyen pıhtılaşma problemi olabilir. Daha önce 2 kez kaliteli embriyo transferine rağmen gebe kalamayan hastalarda pıhtılaşma faktörleri araştırılıp uygun hastalarda aspirin ve heparin uygulamaları değerlendirilebilmektedir; bu uygulamaların yararı kişiye göre değişmekte ve tartışmalı kabul edilmektedir.

Tedavi Döneminde Yapılan Uygulamalar

Yumurta rezervi düşük olan bazı hastalarda tedaviye büyüme hormonu eklenmesi değerlendirilmektedir; etkinliğine ilişkin veriler sınırlıdır.

Daha önceki protokolle gebelik elde edilemeyen hastalarda protokol değişikliği, ilaçlara rağmen yanıt alamayan hastalarda doğal takip, az miktarda ilaç uygulamaları, letrozol gibi androjen (erkeklik hormonu) miktarını artıran ilaçların ilavesi değerlendirilebilmektedir.

Genetik problemi olan hastalar (translokasyon, taşıyıcı hastalık, tekrarlayan gebelik kayıpları) da elde edilen embriyolarda PGD (Preimplantasyon Genetik Tanı) işlemi yapılmalıdır. Elde edilen embriyolar gelişmelerinin 3. günü (en az 6 hücreli) biopsi işlemine tabi tutulur. Gönderilen hücreler genetik olarak incelenir. İnceleme sonrası normal olanlar transfer edilir.

Video ile embriyo takibi morfolojik olarak yapılan değerlendirmenin subjektifliğini gideren bir yöntem olup embriyo seçiminde ek bilgi sağlamaktadır.

Embriyo tutunmasını desteklemesi amaçlanan bazı moleküllerin kültür ortamına eklenmesi ya da rahim içi zarı tedavi döneminde ince kalan (6 mm'nin altı) hastalarda bu molekülleri içeren sıvıların rahim boşluğuna verilmesi bazı merkezlerde uygulanmaktadır. Bu yöntemlerin etkinliği tartışmalıdır.

Endometriosisi (çikolata kisti) olan over rezervi yeterli hastalarda hastalığın 2 ay süreyle Depo GnRH Analog baskılanması veya 6-8 hafta doğum kontrol hapı verilmesi sonra uyarılma yapılması uygulanabilmektedir.

Daha önce başarısız denemeleri olan hastalarda 3. gün seçilen embriyonun transferinin ardından 5. güne kadar gelişen embriyolardan ilave transfer yapılması (ardışık transfer) bazı hastalarda değerlendirilebilmektedir.

Şiddetli erkek faktörü olan olgularda kaliteli sperm seçimi için özel bir mikroskopla büyütmeyi arttırıp spermin daha detaylı incelenmesi (İMSİ), oksidasyon stresine bağlı olarak ortaya çıkan sperm DNA parçalanmasının azaltılması ve kaliteli spermlerin bulunması için özel moleküllerin kullanılması (MACS), yapısal olarak düzgün ve olgun spermin seçimi için özel bir madde (hyaluronan) ile kaplı kapların kullanımı (PICSI) sperm seçiminde kullanılabilen yöntemlerdir; her hastada ek yarar sağlamamaktadır.

Hücre zarında bulunan yağ moleküllerinin oksitlenmesi serbest radikallerin oluşmasına sebep olur.

Bu serbest radikaller hücrelere zarar veri (hücre ölümü, kanser oluşumu vs.) Antioksidanlar bu radikallerin oluşmasını azaltırlar. Doğada bulunan güçlü antioksidanlar arasında A, C, E vitaminleri, selenyum, l-carnitine gibi aminoasitler, gingokobilboa, maca bitki özleri, yeşil çay, keçiboynuzu özütü sayılabilir. Bu maddelerin özellikle erkek infertil hastalarda, yumurta rezervi azalmış kadınlarda kullanımı hücre hasarını azaltmaya yardımcı olabilmektedir. Kullanımı hekim değerlendirmesiyle planlanmalıdır.